• 7.9/10
    Oyunculuk Performansı - 7.9/10
  • 9/10
    Sinematografi - 9/10
  • 8.4/10
    Senaryo - 8.4/10
8.4/10

Oscar ödüllerinde 3 ödül alan 1917 filmini sizler için inceledik.

Savaş filmleri dediğimizde aklımıza birçoğumuzun da aşina olduğu ve hayatında bir kerede olsa izlediği Amerikan propagandası pompalayan filmler gelmektedir. Sebebi açık bir şekilde Amerika`nın kendi ideolojisini dünyaya dayatmaya çalışmasındandır. İzlediğim ve izlediğiniz birçok filmde Amerikan hükümetinin, politikacılarının, askerlerinin aslında çok merhametli olduklarını, dünyaya barış getireceklerini, iyi niyet timsali oldukları vurgulanmaktır. Bu yayılmacı propagandayı örnekler vererek uzatmak mümkün fakat bütün bunlara tezat. Bu günkü konumuz 1917.

1917, iki İngiliz askerinin duygusal ve tehlikeli yolculuğunu konu etmektedir. Blake (Dean-Charles Chapman) ve Schofield (Gerorge MacKay) 2. Devon Taburunun harekâtını engellemek için yola çıkarlar. Eğer bu harekâtı engelleyemezlerse yüzlerce asker tuzağa düşecektir. Bu zorlu macerada onları bekleyen olaylar zinciri ile beraber, izleyici gerçekçi bir yolculuğa çıkar. İzleyicinin bu yolculuğa dâhil olmasındaki en büyük etken tek plan sekans olmasındandır. Lee Smith`in eşsiz kurgusu parça parça ilerleyen sekansları tek bir sekansmış izlenimiyle sunması izleyiciyi bu maceranın içine çeker.

1917-onudaizledim

Siperlerin içinde askerlerin iniltileri gelir kulaklarınıza etrafınıza bakarsınız yaralılar sedyeyle revire götürülürken, kiminin bedeninde onarılmaz yaralar açılmıştır kimisinin açılan yaraları kapatılmaya çalışılmıştır. Üstünüzde uçan savaş uçaklarının boğuk sesiyle, bombardıman altındaki bu iki askeri takip edersiniz film boyu. Kısaca savaş esnasında görmeniz gereken ne varsa görürsünüz.

Ayrıca aksiyonun dönmediği anlarda basit diyaloglar geçer askerler arasında. Bu diyaloglar basittir ama öylesine sıcak ve saftır ki bir köşede oturup onların hikâyelerine ortak olursunuz. Ailesini yıllardır göremeyen bir adamın hikâyesini dinlersiniz ve ailesini bir daha göremeyeceğini bilen bir adamın hikâyesini… Ama içlerindeki umudu hissedersiniz bu diyaloglarda. Göğüslerine sıkıştırdıkları siyah beyaz, aile fotoğraflarda gizlidir bu umut.

Blake’in yolculuk sırasında karşılaştığı bir Nazi askerini yaşatma çabası ve bu çabanın bedelini canıyla ödemesi savaş denilen şeyin duyguları olmadığını anlatır izleyiciye. Blake`in trajik sonunun ardından geriye sadece künye, mektup ve yüzük kalır. Bir insandan geriye kalan üç farklı nesnedir bunlar. Kendileri küçük olsalar da anlamları büyüktür. Künye, şerefle yaptığı askeri görevini ve ölümü temsil eder. Mektup; ailesini, sevdiklerini ve aidiyetini gösterir. Yüzük ise geçmişini ve yaşamını hatırlatır.

Sam Mendes ‘in başarılı yönetimiyle oluşturulmuş 1917 gerçek bir hikâyeye dayanmakta. Bu hikâye bizzat dedesinin anlatımıyla oluşturulmuş fakat içinde barındırdığı kurgu, hikaye ile paralel ilerliyor. Filmin tek sekans kurgusu olmasından bahsetmiştik. Bu durum aslında film için bir risk. Uzun sahneler izleyiciyi yorar. Pek çok izleyicinin uzun sahnelere tahammülü yoktur. Fakat bu noktada görüntü yönetimiyle Roger Deakins merceğin gözünü kullanarak Blake ve Schofield`i i takip eden 3. Bir asker yaratıyor. Bu kusursuz sunum hemen hemen her sahneyi doyumsuz yapıyor. İzleyici başlangıç sahnesiyle beraber gözünü açıyor son sahne ile kapatıyor.

Savaş insanlıkla doğmuş, insanlıkla son bulacaktır.


Film izlerken empati yapabilmek izleyici için ayrıcalıktır. Karşı tarafın duygu ve düşüncelerini hissetmek yaşanan olayları daha anlamlı kılmaktadır. Savaşan binlerce askeri izlerken siperlere düşen bombalar, askerlerin savaş naraları ve ölüm çığlıkları, düşen her askerin bir rakam olduğu düşüncesiyle çarpışır. 1917 görsel şölenin yanı sıra dikkatli izleyiciyi bu bağlamda kendine çeker ve sorgulatır. Bu düşüncelere kapılıp giderken bir askerin inancı sayesinde kurtuluşa koşuşu muhteşem bir ambiyansla sağlanmıştır.

Filmin açılış ve kapanış sahnelerindeki doğa tasviri; ağacın gölgesi ve güneşte parıldayan buğday taneleri, özgürlüğün timsalidir. Savaşan insanlar özgür değildir. 1917 bizlere ait olduğumuz sahip olduğumuz şeyleri hatırlatıyor. Böylesine filmlerin çoğalması, anlamlandırılması ve ders çıkarılması dileği ile…

1917 film incelemesinin sonuna geldik. Değişik bir deneyim yaşamak isterseniz filmi mutlaka izleyin. Şimdiden iyi seyirler.