Olimpo Garajı Eleştirisi ve İncelemesi

Olimpo Garajı Eleştirisi ve İncelemesi yazımıza hoşgeldiniz. Yazımızda derinlemesine bir analiz ve inceleme yapıyoruz. İyi okumalar.

Olimpo Garajı” Marco Bechis tarafından Arjantin`deki cunta rejimini ele alan politik-eleştirel filmdir. Annesiyle aynı evde yaşayan Maria; yoksullara okuma yazma öğreten, cunta rejime karşı eylemler yapan 18 yaşında bir gençtir. Yaşadıkları büyük evde Felix adında kiracıları vardır. Felix, Maria`ya aşıktır. Maria, Felix`e karşı mesafeli ve soğuktur. Arjantin ordusunun eve baskın yapması sonucunda Maria tutuklanır. Devlet tarafından tahsis edilen ve normalde bir garaj olarak kullanılan Olimpo Garajına götürülür. Burada tutuklulara sorgulama ve işkence yapılmaktadır. Felix bu işkence odalarındaki görevlilerden biridir. Bu sayede kurtarıcısı olacakmış umuduyla Maria ile yakınlaşmaya başlar. Çaresiz işkencelere ve psikolojik baskılara dayanamayan Maria`nın, Felix`e yaklaşmaktan çaresi yoktur. Felix ve Maria arasındaki zoraki aşk bir süre devam eder. Felix kadınını koruyup kollamaya çalışır fakat Maria`nında sonu diğerleri gibi kargo uçağında son bulacaktır.

Olimpo Garajı Film Eleştirisi ve İncelemesi görsel 1

Filmin ara sekanslarında kuş bakışı sahneler gösterilmektedir. Bu sahneler kesinlikle bağlayıcı sahneler değildir. Marco Bechis Bilinçli bir şekilde izleyiciyi kargo uçaklarına götürmektedir. Kargo uçaklarının anlamı ise filmin sonunda ortaya çıkmaktadır. Cuntanın katlettiği yüz binlerce insan kargo uçaklarıyla Arjantin`in denizlerinde köpekbalıklarına yem edilmektedir. Bu sahnelerin diğer bir önemi filmden bağımlı-bağımsız oluşudur. Filmin içinde bir amaca hizmet etmektedir fakat izleyiciyi filmden koparıp “sen bir insanın hayatını izlerken şu an binlerce insan bu uçaklardan aşağıya atılıyor” deme şeklidir.

Olimpo Garajı Film Eleştirisi ve İncelemesi görsel 2

Filmin sonundan başına dönersek, Ana adında bir kız girdiği evde bombayı sandalyenin altına yerleştiriyor. Ana bombayı yerleştirdikten sonra ailenin diğer kızıyla sinemaya çıkmak istiyor bu esnada baba içeriye geliyor. Baba ve kız birbirlerine mutlu bir şekilde sarılırken izleyici Ana`yı masum bir aileye zarar vermekle suçluyor. Sandalyesinin altına yerleştirilen bomba darbeci komutanlardan ve bu işkence sistemini yöneten kişi Tigre`dir. Tiegre evinde mutlu lüks hayatını kızıyla beraber yaşarken diğer taraftan Olimpo Garajında kızıyla reşit çocukları işkenceye maruz bırakıyor. Yapılan bu çifte standart emir komuta zincirinin ne kadar tehlikeli olduğunu bize gösteriyor. Tiegre kendisiyle ve yönetimle aynı düşünmeyen insanlara işkence emri verdiği için suçluluk hissetmiyor. İşkenceyi yapanlar ise emir aldığı için suçluluk hissetmiyor. Bu durum belli bir süre sonra acıdan haz almaya ve hissizleşmeye kadar uzanıyor. Odalardaki elektrik çizelgesi ise işkencecileri frenlemeye çalışan çizelgelerdir.

Olimpo Garajı Film Eleştirisi ve İncelemesi görsel 3

Maria ise Ana ile aynı çizgiye sahip fakat eylemlerini gizli yapan anti militarist bir karakterdir.

Yönetmenin Maria`yı yoksul kesimden seçmemesinin bir nedeni vardır. Maria, İtalyan babasını yıllar önce kaybetmiş annesiyle beraber lüks bir evde yaşamaktadır. Bu bakış açısıyla bakıldığı zaman Maria annesiyle beraber yaşamını rahatça sürdürebilecekken diktaya karşı geliyor. İnsanları biraz daha bilinçlendirebilmek için “ücretsiz eğitim” veriyor. Bu açıdan bakıldığında sadece yoksul ve çaresiz insanların “karşı çıkış” hikâyesini izlemiş olmuyoruz. –

Felix`in Maria`ya karşı sevgisi, Olimpo Garajındaki durumu biraz daha karışık hale getiriyor. Onu sevmesine rağmen odadaki ilk karşılaşmalarında ilişkilerine işkence ile başlayan çift filmin ilerlemesiyle ve Maria`nın çaresizliğiyle daha da birbirlerine bağlanıyor. Bu bağ Maria`nın kargo uçağında soyulup aşağıya atılmasıyla bitse de Felix`in odasında gördüğümüz saatler, ayakkabılar ve kıyafetler, soyulan insanların eşyalarının nereye gittiği konusunda bize ipucu veriyor. İnsan hayatının ne kadar sahte ve ucuz oluşu Felix`in her gün bir yenisini giydiği kıyafetlerle görülüyor. İşkence odalarının yanlarındaki radyolar ve pinpon oyun masası bu etkiyi ve şiddeti normalleştirmeye çalışmanın bir gayreti olarak göze çarpıyor. İşkence mesaisi gelene kadar insanların birbirleriyle pinpon topu oynaması ise bu normalizeye alçak bir tebessüm.

Olimpo Garajı Film Eleştirisi ve İncelemesi görsel 5

Arjantin tarihi boyunca en çok darbe gören ülkeler arasında ilk 5 sıradadır.

Darbe, demokrasiyi yok saymakla eş değerdir. Cunta rejiminin sunduğu hiçbir gerekçe bu durumu haklı çıkarmaz. Sokaklardaki boşluk hissi kuş bakışı sahnelerle gösteriliyor demiştik. Bu Dikta rejimin bir sonucu fakat hayatın akışının etkilenmediği bazı durumlarda olabiliyor. Yönetmen bunu trajikomik bir şekilde futbol sahnesinde gösteriyor. Ülkede darbe rejimi var fakat ülkede futbol oynanmaya izlenmeye devam ediyor. Dikta rejiminin insanların beynini uyuşturacak, insanları “normal” yaşamlarındaymış gibi hissettirecek eylemlere müdahale etmemesi bilinçli bir tutumdur. Şiddeti ve zorbalığı normalleştirme çabası toplumu çökertecek temel kavramlardır. Güçlünün haklıyı ezdiği bir toplumda adalet olmaz. Adaletin olmadığı toplumda ise güven olmaz. Birbirine güvenmeyen bir halkın insanları ise asla mutlu olamaz. Bu etkenler zincirlemedir ve dünya tarihi boyunca süregelmiştir.

Bu yazının sonunda . . .

Mutluluğun formülünü paylaşarak öğüt verecek değilim çünkü dünyanın bir yerlerinde hala zulme, haksızlığa, acıya, işkenceye maruz kalan insanlar var ve olmaya da devam edecek. Bunun sebebi ise filmin sonundaki roll captionda açıklanıyor. “1976-1982 yılları arasında Arjantin`deki askeri diktatörlük sırasında binlerce insan kargo uçaklarıyla diri diri denize atılmıştır. Bunun sorumluları bugün sokaklarda özgürce dolaşıyor”

Olimpo Garajı Eleştirisi ve İncelemesi yazımızın sonuna geldik. Bu yazıdaki bilgiler ve analizler ışığında filmi izlemediyseniz izlemenizi tavsiye ederiz. İyi Seyirler.

Juju

Şairin yüreğindeki göz . . .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik koruma altındadır.